YÜKSEK MAKAMIN ALÇAK VEKİLİNE
... başlıklı bir mektup yazmış vaktiyle Serdengeçti. Adım Osman Yüksel, ama Serdengeçti'nin kim olduğunu 3 sene önce öğrenecek kadar apolitik biriyim aslında. Bu blog yazısı da aslında Serdengeçti ile pek alakalı değil ama belki apolotik olmamın temelindeki sebebe dokunan bir yazı olacak.

Vaktiyle adalet nazisi bir adamdım. Tüm öğrenim hayatı boyunca kopya çekmeyecek, çekerse diğer insanların hakkını yer/adaletsizlik yaparım diye düşünen bir adamdım. Ama kopya çeken çok büyük çoğunluğunun böyle olmamasını o zamanlar çok yadırgamıyordum. "Onlar öyle abi, ama adalet bir şekilde tecelli eder" diyordum. Bunun böyle olmadığını anlamam -ya da kabul etmem- biraz zaman aldı. Artık adalet diye bir şeyin olmadığına (en azından bu dünyada) inanmaya başlamıştım. Garip bir şekilde öğütlenen, kitaplarda okuduğumuz, kanunlarda yazan "düzgün insan"ın aslında günümüz dünyasında "zayıf adam" olduğunu farkettim. Haksızlıkla devlet arazisine gecekondu diken, devlet tarafından cezalandırılması gerekirken kendisine sıfır ev verilerek ödüllendirilen insanları, baya baya yolsuzlukla rant sahibi olan yerel yöneticileri, rüşvetle dönen işleri, hırsızlığı ve hatta cinayetleri meşrulaştıran ve hatta bunları ödüllendiren bir sistem vardı.

Adaleti sağlamakla görevli emniyet/yargıdaki insanların, devlet büyüklerinin falan da vaktiyle o "kopya çeken çocuklar"dan birisi olduğunu hatırladım sonra. Bu da belki apolitik olma sebeplerimden biriydi. Eline imkan verilince kopya çeken birileri, eline imkan verilince kendi çıkarları için neler yapmazdı? Çoğunluğu "kötü" bir topluma "iyi" bir yöneticinin gelme ihtimali neydi?

Tam bunları yavaş yavaş sindirmeye başlarken 4.5 ay önce bu duygularımı pekiştiren bir şey oldu. Motorsikletim çalındı! Garip bir şekilde hiç üzülmedim ilk başlarda. "Napalım abi, çalışır yenisini alırız" dedim. Ancak sonra sonra "lan, yıl 2014, her taraf güvenlik kamerası, her taraf MOBESE. bunlar daha 'emniyetli' olalım diye koyuldu, yıllardır gözetleniyoruz, bunları kullanarak emniyet güçlerimiz motorumu bulur, en kötü çalanları yakalar, cezalandırır" diye düşündüm.

Emniyete hırsızlık bildirimi için gittim, ilgili memur ifademi aldı. "En kısa zamanda çevredeki kameralardan görüntüleri alırız" dedi. Ben sonrasında neredeyse her gün aradım "alabildiniz mi görüntüleri, nasıl çalınmış motorum? istanbul'un merkezi sayılabilecek bir yerinde oturuyorum, motorun çalındığı yer gece vakti gündüz kadar aydınlık, karşısında 24 saat çalışan taksi durağı var, etrafta zilyon tane güvenlik kamerası/mobese var" diye darlamaya başladım ilgili memuru. Memurun ilgisiz tavrından rahatsız olmuştum. Bir ara "görüntüleri aldıysanız gelip görmek, en azından motorsikletimin nasıl çalındığını görmek istiyorum" dedim. "Tamam beyefendi, görüntüleri aldığımızda sizi arayacağım, beraber izleyeceğiz" demişti.

Yine 2-3 günde bir darlıyordum, ancak hala görüntüleri alamamışlardı. Ben acizane sadece motorsikletimin nasıl çalındığını merak ediyordum. Arabaya mı attılar, kilidi mi kırdılar, nasıl yaptılar bu bilgiyi istiyordum. Ne motordan ne de hırsızın yakalanacağından çok da umudum yoktu zaten. Bu darlamalarımdan artık memur arkadaş rahatsız olmuştu ki bi aralar neredeyse telefonda bana fırça kaymaya başladı "Yeter artık aramayın, görüntü gelince sizi arayacağız!!1" diyordu. Ben artık 2-3 günlük aramaları 2 haftada bire kadar indirmiştim. Aramalarımdan birinde - motor çalındıktan 2 ay sonra falan - tekrar aradığımda "görüntüleri aldık, foto filme ilettik" dediler. "Ben görüntüleri görebiliyor muyum, en azından nasıl çalındığını söyleyin" dediğimde ise "fotofilme gönderdik, söyleyemiyoruz" gibisinden bir lafla yine savuşturdu görevli arkadaş beni.

Zaten motordan, hırsızın bulunmasından ümidi kesmiştim ama adalete karşı olan saygım iyice azalmıştı. Beni, emniyetimi, malımı korumakla görevli emniyetin çok da umrunda olmadığımı farkedip adalete karşı olan inancımı tekrar yitirmeye başladım. İsteğim çok fazla değildi, sadece motorumun nasıl çalındığını görmek istiyordum. Bunun karşılığını alamadığım gibi memurdan fırça da yiyordum! Ne güzel!

Yine 2 ay kadar sonra kalkıp karakola gittim "benim bi kamera görüntüsü vardı, n'oldu o iş ;)" demeye gittim. 1.5 saat boyunca karakolda bekletildikten sonra "görüntülerinizi savcılığa gönderdik, sizin işle ilgilenen memur da paralelci diye başka yere tayin edildi ;)" dediler. Benzer olay 3 kuruşluk motorum değil de canım olsaydı da benzer bir süreç işleyecekti muhtemelen. "Adalet sadece bir kadın adıydı" artık. Adalet artık haklıyı değil, güçlüyü korumak üzere vardı!

Yine bunları sineye çekmeye çalışırken, bugün bir arkadaşımın daha motoru çalındı evinin önünden. Ve ben de "Hırsızı koruyan, kitaplarda/öğütlerde anlatılan "iyi adam"ı koruyamayan YÜKSEK MAKAMIN ALÇAK VEKİLİ! Her kimsen - oradaki memursan, kamera görüntülerini inceleyen görevliysen, bunları yöneten amirsen, onlardan sorumlu müdürsen, onların üstü savcıysan, onların üstü devlet büyüğüysen, ülkenin en üstündeki adamsan, her kimsen - unutma ki adalet mülkün temelidir. Adaleti sağlayamadığınız, hırsızı ödüllendirip haklıyı madur ettiğiniz her an bir kedi yavrusu ölüyor" gibi bir söz sarfetmeye çalıştım, ama sonra o kadar ütopik bir dünyada yaşamadığımızı, devletin en tepesindeki insanların bile adaletsizliklerini görüp bunları meşrulaştırdığını farkettim. Hakkını aramak, adaleti istemek artık bu toplumda "müslüman mahallesinde salyangoz satmak" olmuş.

Yazı çok çarpık falan oldu da bugünkü arkadaşımın motorunun da çalınmasından sonra acayip sinirli olduğum için toplayamadım kusura bakmayın.

08.Mart.2014 Cumartesi :: 15:14:28   39248 kere okundu

Konular
Opera {39}
Müzik {70}
Qt {12}
Ben {122}
Debian {26}
Sinema {24}
php/web {44}
Link {58}
KDE {7}

[Konular]


Takvim
<  Ağustos 2017  >
PSÇPCCtPz
123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031


Temalar
xmas
yesilozAskerEdition
yellos
yesiloz
uira
yesilozHtml5
darksight
greeny
opera
default
dx

Es Dost
Altan
Tuğrul
Selçuk
Timu
Mehmet
Ünal
Gökhan
Koray Taylan
Yaşar
Özgür
Orhan
Kemali
Ahmet
Emrah
Kıvanç
BilgiFrekans
Bünyamin
Bedava Site

Gez Gör Arpacık
Opera Türkiye
Uira
Ma"Cess"teleri


Projeler
Beedon
sozluQ
qPod
SourPHP
Ekşigator
Ekşigator-qt
Soccer Madness