<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?> 
<!DOCTYPE rss PUBLIC "-//Netscape Communications//DTD RSS 0.91//EN" "http://my.netscape.com/publish/formats/rss-0.91.dtd">


<rss version="0.91">

<channel>

<title>Osman Yüksel::Blog</title>
<description>Osman Yüksel, alanya, opera, </description>
<link>http://yuxel.net/</link>

<item>
<title>Blog ile Geçen 10 Koca Yıl</title>
<description>&lt;a href=&quot;http://yuxel.net/?module=news&amp;amp;action=show_id&amp;amp;id=1&quot; target=&quot;_blank&quot;&gt;İlk gönderi&lt;/a&gt;nin üstünden tam 10 yıl geçmiş! 10 koca yıl.
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;İlk başlarda baya aktif olarak blog'lasam da son zamanlarda &amp;quot;normal blogging&amp;quot;in twitter gibi &amp;quot;micro blogging&amp;quot;e yenilmesine paralel olarak ben de buralara pek bir şey yazamaz oldum. Yazacağım teknik bir şey varsa da &lt;a href=&quot;http://sonsuzdongu.com/blog&quot; target=&quot;_blank&quot;&gt;Sonsuzdöngü Blog&lt;/a&gt;'a karalıyorum 2-3 senedir. Buraları çok ihmal ediyorum.
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;Velhasıl, 10. yaşın kutlu olsun blogcuğm!</description>
<link>http://yuxel.net/?module=news&amp;action=show_id&amp;id=513</link>
<pubDate>Wed, 11 Feb 2015 22:09:59 +0000</pubDate>
</item>

<item>
<title>YÜKSEK MAKAMIN ALÇAK VEKİLİNE</title>
<description>... başlıklı bir mektup yazmış vaktiyle Serdengeçti. Adım Osman Yüksel, ama Serdengeçti'nin kim olduğunu 3 sene önce öğrenecek kadar apolitik biriyim aslında. Bu blog yazısı da aslında Serdengeçti ile pek alakalı değil ama belki apolotik olmamın temelindeki sebebe dokunan bir yazı olacak.&lt;!--split--&gt;
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;Vaktiyle adalet nazisi bir adamdım. Tüm öğrenim hayatı boyunca kopya çekmeyecek, çekerse diğer insanların hakkını yer/adaletsizlik yaparım diye düşünen bir adamdım. Ama kopya çeken çok büyük çoğunluğunun böyle olmamasını o zamanlar çok yadırgamıyordum. &amp;quot;Onlar öyle abi, ama adalet bir şekilde tecelli eder&amp;quot; diyordum. Bunun böyle olmadığını anlamam -ya da kabul etmem- biraz zaman aldı. Artık adalet diye bir şeyin olmadığına (en azından bu dünyada) inanmaya başlamıştım. Garip bir şekilde öğütlenen, kitaplarda okuduğumuz, kanunlarda yazan &amp;quot;düzgün insan&amp;quot;ın aslında günümüz dünyasında &amp;quot;zayıf adam&amp;quot; olduğunu farkettim. Haksızlıkla devlet arazisine gecekondu diken, devlet tarafından cezalandırılması gerekirken kendisine sıfır ev verilerek &lt;b&gt;ödüllendirilen&lt;/b&gt; insanları, baya baya yolsuzlukla rant sahibi olan yerel yöneticileri, rüşvetle dönen işleri, hırsızlığı ve hatta cinayetleri meşrulaştıran ve hatta bunları ödüllendiren bir sistem vardı. 
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;Adaleti sağlamakla görevli emniyet/yargıdaki insanların, devlet büyüklerinin falan da vaktiyle o &amp;quot;kopya çeken çocuklar&amp;quot;dan birisi olduğunu hatırladım sonra. Bu da belki apolitik olma sebeplerimden biriydi. Eline imkan verilince kopya çeken birileri, eline imkan verilince kendi çıkarları için  neler yapmazdı? Çoğunluğu &amp;quot;kötü&amp;quot; bir topluma &amp;quot;iyi&amp;quot; bir yöneticinin gelme ihtimali neydi?
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;Tam bunları yavaş yavaş sindirmeye başlarken 4.5 ay önce bu duygularımı pekiştiren bir şey oldu. Motorsikletim çalındı! Garip bir şekilde hiç üzülmedim ilk başlarda. &amp;quot;Napalım abi, çalışır yenisini alırız&amp;quot; dedim. Ancak sonra sonra &amp;quot;lan, yıl 2014, her taraf güvenlik kamerası, her taraf MOBESE. bunlar daha 'emniyetli' olalım diye koyuldu, yıllardır gözetleniyoruz, bunları kullanarak emniyet güçlerimiz motorumu bulur, en kötü çalanları yakalar, cezalandırır&amp;quot; diye düşündüm.
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;Emniyete hırsızlık bildirimi için gittim, ilgili memur ifademi aldı. &amp;quot;En kısa zamanda çevredeki kameralardan görüntüleri alırız&amp;quot; dedi. Ben sonrasında neredeyse her gün aradım &amp;quot;alabildiniz mi görüntüleri, nasıl çalınmış motorum? istanbul'un merkezi sayılabilecek bir yerinde oturuyorum, motorun çalındığı yer gece vakti gündüz kadar aydınlık, karşısında 24 saat çalışan taksi durağı var, etrafta zilyon tane güvenlik kamerası/mobese var&amp;quot; diye darlamaya başladım ilgili memuru. Memurun ilgisiz tavrından rahatsız olmuştum. Bir ara &amp;quot;görüntüleri aldıysanız gelip görmek, en azından motorsikletimin &lt;b&gt;nasıl&lt;/b&gt; çalındığını görmek istiyorum&amp;quot; dedim. &amp;quot;Tamam beyefendi, görüntüleri aldığımızda sizi arayacağım, beraber izleyeceğiz&amp;quot; demişti. 
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;Yine 2-3 günde bir darlıyordum, ancak hala görüntüleri alamamışlardı. Ben acizane sadece motorsikletimin &lt;b&gt;nasıl&lt;/b&gt; çalındığını merak ediyordum. Arabaya mı attılar, kilidi mi kırdılar, nasıl yaptılar bu bilgiyi istiyordum. Ne motordan ne de hırsızın yakalanacağından çok da umudum yoktu zaten. Bu darlamalarımdan artık memur arkadaş rahatsız olmuştu ki bi aralar neredeyse telefonda bana fırça kaymaya başladı &amp;quot;Yeter artık aramayın, görüntü gelince sizi arayacağız!!1&amp;quot; diyordu. Ben artık 2-3 günlük aramaları 2 haftada bire kadar indirmiştim. Aramalarımdan birinde - motor çalındıktan 2 ay sonra falan - tekrar aradığımda &amp;quot;görüntüleri aldık, foto filme ilettik&amp;quot; dediler. &amp;quot;Ben görüntüleri görebiliyor muyum, en azından nasıl çalındığını söyleyin&amp;quot; dediğimde ise &amp;quot;fotofilme gönderdik, söyleyemiyoruz&amp;quot; gibisinden bir lafla yine savuşturdu görevli arkadaş beni.
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;Zaten motordan, hırsızın bulunmasından ümidi kesmiştim ama adalete karşı olan saygım iyice azalmıştı. Beni, emniyetimi, malımı korumakla görevli emniyetin çok da umrunda olmadığımı farkedip adalete karşı olan inancımı tekrar yitirmeye başladım. İsteğim çok fazla değildi, sadece motorumun &lt;b&gt;nasıl&lt;/b&gt; çalındığını görmek istiyordum. Bunun karşılığını alamadığım gibi memurdan fırça da yiyordum! Ne güzel!
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;Yine 2 ay kadar sonra kalkıp karakola gittim &amp;quot;benim bi kamera görüntüsü vardı, n'oldu o iş ;)&amp;quot; demeye gittim. 1.5 saat boyunca karakolda bekletildikten sonra &amp;quot;görüntülerinizi savcılığa gönderdik, sizin işle ilgilenen memur da paralelci diye başka yere tayin edildi ;)&amp;quot; dediler. Benzer olay 3 kuruşluk motorum değil de canım olsaydı da benzer bir süreç işleyecekti muhtemelen. &amp;quot;Adalet sadece bir kadın adıydı&amp;quot; artık. Adalet artık haklıyı değil, güçlüyü korumak üzere vardı!
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;Yine bunları sineye çekmeye çalışırken, bugün bir arkadaşımın daha motoru çalındı evinin önünden. Ve ben de  &amp;quot;Hırsızı koruyan, kitaplarda/öğütlerde anlatılan &amp;quot;iyi adam&amp;quot;ı koruyamayan YÜKSEK MAKAMIN ALÇAK VEKİLİ! Her kimsen - oradaki memursan, kamera görüntülerini inceleyen görevliysen, bunları yöneten amirsen, onlardan sorumlu müdürsen, onların üstü savcıysan, onların üstü devlet büyüğüysen, ülkenin en üstündeki adamsan, her kimsen - unutma ki adalet mülkün temelidir. Adaleti sağlayamadığınız, hırsızı ödüllendirip haklıyı madur ettiğiniz her an bir kedi yavrusu ölüyor&amp;quot; gibi bir söz sarfetmeye çalıştım, ama sonra o kadar ütopik bir dünyada yaşamadığımızı, devletin en tepesindeki insanların bile adaletsizliklerini görüp bunları meşrulaştırdığını farkettim. Hakkını aramak, adaleti istemek artık bu toplumda &amp;quot;müslüman mahallesinde salyangoz satmak&amp;quot; olmuş.
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;Yazı çok çarpık falan oldu da bugünkü arkadaşımın motorunun da çalınmasından sonra acayip sinirli olduğum için toplayamadım kusura bakmayın.
&lt;br&gt;</description>
<link>http://yuxel.net/?module=news&amp;action=show_id&amp;id=512</link>
<pubDate>Sat, 08 Mar 2014 15:14:28 +0000</pubDate>
</item>

<item>
<title>Blog 9 Yaşında</title>
<description>+ Bu sene neredeyse hiçbir şey yazamadım buraya, yeni çocuk &lt;a href=&quot;http://sonsuzdongu.com/blog&quot; target=&quot;_blank&quot;&gt;http://sonsuzdongu.com/blog&lt;/a&gt;'a kaydı tüm ilgi, kıskanıyorsun biliyorum ama seni yine de seviyorum blog
&lt;br&gt;- tşkler abi &amp;lt;3</description>
<link>http://yuxel.net/?module=news&amp;action=show_id&amp;id=511</link>
<pubDate>Tue, 11 Feb 2014 12:42:12 +0000</pubDate>
</item>

<item>
<title>Bu artık sivil bir direniş değildir!</title>
<description>&lt;img style=&quot;float:left&quot; src=&quot;https://files.myopera.com/YuXeL/files/gezikizi.png&quot; alt=&quot;resim bulunamadi&quot; title=&quot;https://files.myopera.com/YuXeL/files/gezikizi.png&quot;&gt;Ülkede çok garip şeyler oluyor son zamanlarda. Tanıyan ne kadar &lt;b&gt;&amp;quot;apolitik&amp;quot;&lt;/b&gt; birisi olduğumu bilir ama tanımayan insanlar için kısaca özet geçmem gerekirse; bana seçme/seçilme hakkı tanınan son 12 sene içinde hiç oy kullanmadım. Sanırım bu da, blog'un ilk siyasi post'u olacak. &lt;!--split--&gt;
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;Şimdi, mevcut geziparkı olaylarına, kendimce yorumlarda bulunacağım;
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;Her şey başbakanın, haklı/haksız dikte ederek, Taksim'deki gezi parkına, henüz ne yapılacağı tam olarak kesinleşmemiş ama tarihi Topçu Kışlasının yeniden inşaasını kapsayan bir şey diktirmek için oradaki ağaçları kestirmeye çalışması ve bir grup çevrecinin ona engel olmaya çalışmasıyla başladı. Sonra işin içine &amp;quot;elinde spreyle kırmızı elbiseli kızın suratına biber gazı sıkan polisin şiddeti&amp;quot; girdi.
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;Oradan alınan kıvılcımla, zaten dolmuş olan 'marjinal(!!!)&amp;quot; kitle, ayaklandı. İçki içme özgürlüğü kısmen elinden alınan(!), tiyatroları yıkılmaya başlamış, milli bayramlarını kutlayamamaya başlamış, kutlamaya çalışınca şiddet görmüş, yeşil alanları katledilmiş, devlet alanları gecekondu sahiplerine peşkeş çekilmiş bu 'marjinal'ler haklı olarak &amp;quot;eeh eyetere bea&amp;quot; diyerek ayaklandı. Polisin - taksim'deki tüm eylemlerde olduğu gibi- abartılı şiddeti bu marjinalleri iyice çıldırttı. Polis oradaki her eyleme böyle tekpi veriyordu ama &amp;quot;kendi vatandaşına!&amp;quot; bunu yapmamalıydı!
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;Olayların gecesinde, saat 2'de, Erenköy tencere tava sesleri ve Kenan Doğulu yorumlu 10. yıl marşı ile inliyordu. Yeri gelmişken söylemeden edemeyeceğim. &amp;quot;Kenan Doğulu neeeğy lağğğn?&amp;quot; Şöyle gül gibi orijinal 10. yıl marşımız var - &lt;a href=&quot;http://www.youtube.com/watch?v=BBynB8mGRgc.&quot; target=&quot;_blank&quot;&gt;http://www.youtube.com/watch?v=BBynB8mGRgc.&lt;/a&gt;  Neden Kenan Doğulu'nunki &amp;quot;official&amp;quot; gibi oldu? Muhtemelen, yeni nesil marşı Kenan Doğulu besteledi falan sanıyordur? Neyse konuya dönelim de Kenan Doğulu ney laaaaaaaağn?
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;Velhasıl, ortalık baya karıştı, düzen bozuldu. Polis sıktı, halk direndi. Halk barikat kurdu, polis sıktı. İnsanlar baya baya &amp;quot;teçhizat&amp;quot;la (talcid'li su, maske, dalış gözlüğü) taksim'e akar oldu. Bu sırada, cânımız medya ise penguen belgeseli gösterdi.
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;Eylemlerin bir günü ben de Taksim'deydim. &amp;quot;vay lan, baya baya sivil darbe olacak galiba, dur gideyim göreyim&amp;quot; dedim. Benim gittiğim zamanda, Taksim tarafında polis şiddetti pek yoktu. Ama &amp;quot;vandalizm&amp;quot; kol gezmişti. Halk otobüsleri, polis arabaları, medya araçları devrilmiş, yakılmış edilmişti. İnsanlar baya baya belediye otobüsünü parçalıyordu, hıncını alamamıştı hala insanlar.
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;Taksim'de o gün beni en irrite eden şey ise &amp;quot;sivil direniş&amp;quot; diye gittiğimiz/katıldığımız bu eylemin, aslında &amp;quot;çok da sivil olmadığını&amp;quot; anlamam oldu. Etrafta çeşitli sol partilerin bayrakları, Deniz Gezmiş posterleri vs vardı. Olay özünde sivil direniş iken bir anda siyasileşmişti. Ve kimse buna engel ol(a)mamıştı. Bu artık &amp;quot;sivil bir direniş&amp;quot; değildi :(
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;Taksim'den dönüşte, Beşiktaş'daki başbakanlık binası(doğru dedim di mi?) önünden, Kadıköy iskelesine yürüyorduk 5 saniye sonra oradaki polis ekiplerine kaldırım taşları atılmaya başladı. 5 saniye önce orada olsaydık &amp;quot;kafayı yarmıştık&amp;quot;. Halk hala hıncını alamamıştı, ama bu iyiye gitmiyordu. Arkadaşlarım yandan geçen trafik polisini görünce &amp;quot;lan bi hareket yapsa da dövsek!&amp;quot; seviyesine geldi. İşler kötüye gidiyordu.
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;Bu sırada &amp;quot;dezonformasyon&amp;quot; haberler kol geziyor ve baya &amp;quot;kafası çalışan&amp;quot; diye tabir ettiğim arkadaşlarım bunları sorgulamadan paylaşır olmuştu. Daha da kötüsü, yine &amp;quot;düzgün adam&amp;quot; diye tabir ettiğim insanlar &lt;i&gt;&amp;quot;tayyip gelsin, asalım tayyibi, bitsin bu iş&amp;quot;&lt;/i&gt;li şeyler paylaşıyordu. (bkz: akıl tutulması). Hatta bunu koca koca partilerin &lt;a href=&quot;http://www.haberler.com/haber-resimleri/555/chp-li-meclis-uyesi-nden-tayyip-mezara-halk-4690555_o.jpg&quot; target=&quot;_blank&quot;&gt;il meclis üyesi&lt;/a&gt; insanlar elinde pankart yapıyordu. Baya ellerinde güç olsa, adamı asacaklar. Demokrasiyi &amp;quot;asarak&amp;quot; yapmaya çalışacaklar. Korkuyordum artık, işler çığırından çıkmaya başlamıştı. 
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;İşin bence en &amp;quot;komik&amp;quot; taraflarından bir tanesi de başta Doğuş grubu olmak üzere &amp;quot;yandaş holding&amp;quot;lerin ürünlerinin protestosuydu. &amp;quot;Abi ben artık NTV izlemeyeceğim, Nusret'den et yemeyeceğim, Garanti'den paramı çekeceğim&amp;quot; diyen, benim gözümde &amp;quot;kofti anarşist&amp;quot;ler türedi. &amp;quot;Abi NTV izlemeyeceğim, ama NTV spor belki izlerim, eheheh&amp;quot; diyenler muhtemelen Garanti yarın bir kampanya yapsa yine Garanti'den kredi kartı alacak ne bileyim yine Kuzey Güney izleyecek evinde falan. Ya da Garanti'den çektiği parasıyla Doğuş Otomotiv'den Audi alacak! &amp;quot;Dağ dağa küsmüş dağın haberi olmamış&amp;quot; dediğimiz mevzu.
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;Peki işin çaresi ne? Çare Drogba!
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;&amp;quot;Çare seçim&amp;quot; demek isterdim ama çare yok. Herkesi mutlu edemeyecek hiçbir lider. Ve mutlu edemediği her durumda &amp;quot;dikdatör&amp;quot; olacak. Birisi gelecek &amp;quot;kendince haklı sebeplerden&amp;quot; baş örtüsünü yasaklayacak, öbürü gelecek &amp;quot;kendince haklı sebeplerden&amp;quot; içkiyi yasaklayacak. Biri medyayı ele geçirecek penguen göstertecek, birisi medyayı dezonforme edecek, yalan yanlış haber paylaşacak. Başkası çıkacak &amp;quot;sivil direniş bu, siyasi bir eylem değil&amp;quot; diyecek, ama oradaki TKP bayraklarına, PKK bayraklarına engel olamayacak. Birisi SMS'le örgütlenecek, birisi halkın seçtiği başbakanı asacak, birisi oğluna gemicik alacak. Birisi orduyu ele geçirecek, birisi polisi. Birisi halkın başındaki sarığı çıkarıp şapka takıp 'batılılaştıracak', birisi halkı baş örtüsüyle 'doğululaştıracak'. Birisi tek emirle Topçu kışlasını yıkacak, birisi tek emirle o kışlayı geri dikecek. Ama hiç kimse, herkesi mutlu edemeyecek. Hiç kimse beni mutlu edemeyecek. Üniversitede okurken, başörtülü kızların, okul kapısı önünde başlarına peruk takmak zorunda olup şebeğe döndüğünü görünce ağlayacağım ben yine, aynı şekilde arkadaşım içki içemeyince ağlayacağım. Ağaçlarım kesilince ağlayacağım, askerim ölünce ağlayacağım, tiyatrolar yıkılınca ağlayacağım, camiiler yıkılınca ağlayacağım, 'sivil direniş' dediğimiz bu eylemde siyasi imgeler görünce ağlayacağım. Umutsuzlanacağım.
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;Bu blogun ilk ve muhtemelen son &amp;quot;siyasi&amp;quot; postunu da, &amp;quot;gelin Taksim'i siyasi imge'lerden arındıralım&amp;quot; diyerek naif bir mesajla bitireyim diyeceğim ama umutsuzluğum geçmeyecek.
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;Dipnot: Gezi parkı eyleminin en güzel yanı ise, herkesin &amp;quot;incici&amp;quot; olması. Ne güzel mizah döndü lan eylem boyunca.
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;</description>
<link>http://yuxel.net/?module=news&amp;action=show_id&amp;id=510</link>
<pubDate>Sat, 08 Jun 2013 22:30:51 +0000</pubDate>
</item>

<item>
<title>&quot;Sabit Kanca Aldatmacası&quot;</title>
<description>Baya 2 senedir sinema ile ilgili bi' şeyler yazmıyordum buraya. Ama bugün hayatımda bir ilk oldu, yazma ihtiyacı duydum. &lt;!--split--&gt;
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;Yıllarca sinemada türlü kötü film izledim, ama hiç birisinin ilk yarısında sinemadan çıkmadım, &amp;quot;lan ufak bi parıltı var, ikinci yarıda bişeyler çıkar&amp;quot; diye kaldığım çok iğrenç film oldu. Birçoğunun ilk yarısında çıkmadığıma pişman olmuştum ama hepsinde ufak da olsa bir umut vardı.
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;Bugün ise, uzun süren koşturmacanın ardından bir mola verelim, yıllarca sevdiğimiz, takip ettiğimiz Alper Mestçi'nin arkasında olduğu; özellikle Aziz Yıldırım ve Adnan Oktar taklitlerine yarıldığımız İsmail Baki Tuncer'in &amp;quot;Sabit Kanca&amp;quot;sının beyaz perdedeki halini izleyelim dedik. 13'er lira verip sinemaya gittik.
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;Çok beklentimiz yoktu. bobiler'deki bir kaç monte, bir incicaps resmi ve bir de zaytung haberi kadar gülsem yeterliydi.
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;Film, bir dansöz ablamızın iri göğüsleriyle başladı. Orada şüphelenmiştim ama yine umut vardı. Sonralardan çoğunlukla bel altı göndermeli(işaret diliyle 'amaç' nedir ya?), 'sikörtıl' isimli köpekli, 'sikorski' helikopterini espiri malzemesi yapmayı denemiş (parparparpar nedir lan?), pisuvar sahnesi ile güldürmeyi denemiş (öyle espiri mi olur lan!), el kol hareketleri ile 15 yaşında 'sik' diyince gülen kitleyi hedef almış bu filmin ilk yarısı izledikten sonra, hayatımda ilk defa filmin ikinci yarısını izlemeden dışarı çıktım. Ve çoook uzun süre sonra, ilk defa, sinemaya verdiğim paraya acıdım.
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;Arkadaşıma &amp;quot;lan hiç mi yorum okumadın hakkında bu filmin, neden bu filme getirdin lan beni&amp;quot; diye çemkirirken, &amp;quot;olm sözlükte çok iyi şeyler yazmışlar, biz galiba yanlış filme geldik&amp;quot; dedi. 
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;Sözlükteki yazarlara para mı vermişler nedir, ya da bizim görmediğimiz çok über espiriler mi vardı bilemedik, ikinci yarısında daha güzel şeyler var mı onu da bilemeden (ki pişman değilim) bunları yazıyorum ama, hayatımda izlediğim en kötü film oldu galiba Sabit Kanca.
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;Bu da böyle bir anımdır</description>
<link>http://yuxel.net/?module=news&amp;action=show_id&amp;id=509</link>
<pubDate>Mon, 25 Mar 2013 22:48:04 +0000</pubDate>
</item>

<item>
<title>Otuz!</title>
<description>Olm blog, bugün 30 oldum he.
&lt;br&gt;30 yaşım gayet güzel geçti.
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;Çalıştığım en güzel şirket olan Rocket Internet kapandı ama olsun ben de kendi şirketimi kurdum.
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;Bu sene baya bi ülke gördüm; Macaristan olsun, Avusturya olsun, Çek Cumhuriyeti olsun, Almanya olsun, Slovakya olsun, Dubai olsun baya bi' gezdim tozdum. O gezilerden notlarımı da yazacaktım da çok işim var be blog.
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;Sonra bu sene hayatımda ilk defa tüplü daldım, ata bindim, ok attım, hatta bir başlangıç yarış motoru siparişi verdim. Kısaca &lt;b&gt;&amp;quot;30 yaş sendromuna&amp;quot;&lt;/b&gt; ait ne varsa yaptım.
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;Öyle böyle diyerek bir yaşı daha doldurdum.
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;25'den 26'ya geçerkenki &amp;quot;lan büyüdük galiba&amp;quot;, 30'a girince &amp;quot;lan yaşlandık galiba&amp;quot;ya dönüyormuş onu da öğrendik blogcum.
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;Neyse, seni çok tutmayayım, görüşürüz.
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;&amp;lt;sçs&amp;gt;, kib, aeo, aro</description>
<link>http://yuxel.net/?module=news&amp;action=show_id&amp;id=508</link>
<pubDate>Sat, 23 Mar 2013 19:58:27 +0000</pubDate>
</item>

<item>
<title>Blog 8 yaşında</title>
<description>8 sene olmuş lan! ilkokul çağına geldi artık blog.
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;- Nice yıllara blog'cuğm
&lt;br&gt;+ Sağol reyiz, hep beraber inşallah</description>
<link>http://yuxel.net/?module=news&amp;action=show_id&amp;id=507</link>
<pubDate>Mon, 11 Feb 2013 08:42:12 +0000</pubDate>
</item>

<item>
<title>Google Apps Paralı Oldu : Çok Yaşa Yandex</title>
<description>&lt;img style=&quot;float:left&quot; src=&quot;https://files.myopera.com/YuXeL/files/yandex-mail.png&quot; alt=&quot;resim bulunamadi&quot; title=&quot;https://files.myopera.com/YuXeL/files/yandex-mail.png&quot;&gt;Her şey e-posta kutuma gelen &amp;quot;Google Apps müşteri bildirimi&amp;quot; başlıklı e-posta ile başladı. Google, güya, işleri daha &amp;quot; straightforward&amp;quot; yapmak için Google Apps hizmetinde &lt;a href=&quot;http://googleenterprise.blogspot.com/2012/12/changes-to-google-apps-for-businesses.html&quot; target=&quot;_blank&quot;&gt;bazı değişikliklere&lt;/a&gt; giderek, bizlere son 4-5 senedir sunucularımıza e-posta sunucusu, spam filtresi, antivirüs kurdurmayı unutturan Google Apps'i bundan sonraki hesaplar için ücretli yapacağını belirtti. &lt;!--split--&gt;
&lt;br&gt;Google Apps'i biz, alan adlarımız için başta e-posta, sonrasında takvimdir, belge yönetimidir gibi şeyler için seve seve, &amp;quot;beleşe&amp;quot; kullanıyorduk yıllardır. Google bundan sonraki alan adları için bu işin ücretli olacağını söylediğinde göz yaşlarıma engel olamadım ve &amp;quot;beleşci&amp;quot; sistem yönetici olarak hemen bir alternatif aramaya başladım (lan spam filter'la, antivirüsle uğraşılır mı). 
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;Acizane çözümü Yandex'de buldum. Yandex'in zaten son zamanlarda yaptığı işlerin yeterince güzel olması yetmezmiş gibi bir de böyle bir hizmet sağlayınca dadından yinmez oldu.
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;Kısaca şu adımlarla yapabiliyorsunuz efem;
&lt;br&gt;* &lt;a href=&quot;http://mail.yandex.com.tr/&quot; target=&quot;_blank&quot;&gt;http://mail.yandex.com.tr/&lt;/a&gt; de bir hesabınız varsa giriş yapıyorsunuz. Eğer yoksa da hemen ücretsiz hesap edinebiliyorsunuz.
&lt;br&gt;* Hesabınızı oluşturduktan sonra &lt;a href=&quot;https://kurum.yandex.com.tr/domains_add/&quot; target=&quot;_blank&quot;&gt;https://kurum.yandex.com.tr/domains_add/&lt;/a&gt; adresinden (sağol @muratcorlu :p) kendi alan adınızı girip &amp;quot;Alan adı ekle&amp;quot; dedikten sonra bu alan adını hesabınız ile ilişkilendiriyorsunuz.
&lt;br&gt;* Daha sonra, Yandex alan adınızı doğrulamanızı istiyor
&lt;br&gt;  1) Alan adınızının, isim sunucusunu (nameserver) Yandex'in DNS sunucularına yönlendirebilirsiniz (çok güzel bi hizmetmiş lan bu, Google'da var mıydı bu?)
&lt;br&gt;  2) Benim gibi beleşçi ama &amp;quot;yok aga ben DNS'imi kendim host ederim&amp;quot; diyenlerdenseniz de alan adınızı, belirtilen 3 yöntemden birisi ile doğrulayıp, MX kayıtlarınızı mx.yandex.ru'ya yönlendirdikten sonra e-posta hizmetlerinden yararlanabilirsiniz
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;Not: Gmail'den gonderilen e-postalar garip bir şekilde ulaşmıyor. 4.2.2.1, 8.8.8.8 gibi DNS sunucularında MX kayıtlarının güncellendiğini gördüğüm halde; gmail'in kullandığı MX kayıtlarının güncellenmesi mi gecikti veya DNS cache'inden mi bilemiyorum ama Google'ın &amp;quot;o kadar da evil&amp;quot; olmayacağını umuyor, bu yazıma son veriyorum.
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;Google Apps öldü, çok yaşa Yandex &amp;quot;For&amp;quot;
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;Sonradan gelen düzenleme: gmail mailleri de gelmeye başladı. Sanırım gmail'in dns cache'i ile ilgili bir problem olmuş.</description>
<link>http://yuxel.net/?module=news&amp;action=show_id&amp;id=506</link>
<pubDate>Sat, 08 Dec 2012 11:08:21 +0000</pubDate>
</item>

<item>
<title>IT'de işe alım; Fibonacci, Bitwise...</title>
<description>&lt;img style=&quot;float:left&quot; src=&quot;http://www.comedy.co.uk/images/library/people/180x200/t/the_it_crowd_moss.jpg&quot; alt=&quot;resim bulunamadi&quot; title=&quot;http://www.comedy.co.uk/images/library/people/180x200/t/the_it_crowd_moss.jpg&quot;&gt;IT sektöründe işe alım zor iş. Çalıştığınız insanlar mühendis veya mühendis titri taşıyan insanlar. Mühendis dediğimiz hayvan, diğer yaşam formlarından farklıklar gösteriyor. Ona &amp;quot;kendinde sevmediğin üç şey söyle &amp;lt;3&amp;quot; gibi klasik IK soruları sorarsanız, onun &amp;quot;samimiyetle&amp;quot; vereceği cevaplar sizin gibi &amp;quot;normal&amp;quot; insanlarla çalışan bir IK'cıyı tatmin etmeyecektir. (bkz: &lt;a href=&quot;http://www.eksisozluk.com/show.asp?id=14687476&quot; target=&quot;_blank&quot;&gt;#14687476&lt;/a&gt; &lt;a href=&quot;http://www.eksisozluk.com/show.asp?id=20483284&quot; target=&quot;_blank&quot;&gt;#20483284&lt;/a&gt;) 
&lt;br&gt;&lt;!--split--&gt;
&lt;br&gt;Ne zamandır aklımdaydı bu konudaki tecrübelerimi yazmak. Dün &lt;a href=&quot;https://twitter.com/halk&quot; target=&quot;_blank&quot;&gt;Halil&lt;/a&gt; ile yaptığımız skype görüşmesinde de &amp;quot;evet yazmalıyım&amp;quot; demiştim.  Daha sonra &lt;a href=&quot;https://twitter.com/kadirpekel&quot; target=&quot;_blank&quot;&gt;Kadir&lt;/a&gt;'in bir tweet'inden sonra da yazmaya karar verdim.
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;Velhasıl, sektörde geçirdiğim 5 senede, &amp;quot;işe girmeye çalışan&amp;quot; tarafında da, &amp;quot;işe alıma karar veren teknik kişi&amp;quot; tarafında da yer aldım (neden öyle bir tarafta yer aldım, hiç bilmiyorum). 
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;&amp;quot;İyi yazılım mühendisi&amp;quot; alırken, uygulanması tavsiye edilen &lt;a href=&quot;http://www.joelonsoftware.com/articles/fog0000000073.html&quot; target=&quot;_blank&quot;&gt;bazı yöntemler var&lt;/a&gt;. Ben, en azından Tükiye şartlarında ve benim uğraştığım, genelde çok fazla optimizasyon gerektirmeyen web uygulaması geliştiren yazılım firmaları çerçevesinde, edindiğim tecrübeleri anlatmaya çalışacağım.
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;&lt;big&gt;&lt;b&gt;İnsanları bekletmeyin&lt;/b&gt;&lt;/big&gt;
&lt;br&gt;Çoğu firma, iş görüşmesi için belirlenen saatte orada olsanız bile, sizi orada en az bir yarım saat bekletiyor. Artık &amp;quot;stres altında çalışabilirliğinizi&amp;quot; mi ölçüyor nedir bilemedim ancak bunu yapmayın. Bir kişi görüşmeye gelmişse, saati geldiğinde elinizden geldiğince orada olmaya çalışın. Ona &lt;b&gt;değer verdiğinizi&lt;/b&gt; gösterin. Eğer yine de elinizde olmayan bir sebeple bekletmek durumunda kaldıysanız bunu ona iletin.
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;&lt;big&gt;&lt;b&gt;İnsanların CV'sini okuyun&lt;/b&gt;&lt;/big&gt;
&lt;br&gt;Gittiğim bazı görüşmelerinde, CV'min, daha önce yaptığım projelerin incelenmediğini anladığımda çok üzülmüştüm. Görüşmeme giren kişi, geçmişimi, daha önce neler yaptığımı incelememiş, github'daki sourceforge'daki kodlarıma bakmamıştı. 
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;&lt;big&gt;&lt;b&gt;Egonuza hakim olun!&lt;/b&gt;&lt;/big&gt;
&lt;br&gt;Çoğu iş görüşmesine giren teknik eleman, karşısındaki kim olursa olsun, kendini ona karşı ispat etmek için, onun çözemeyeceği bir soru sorar. Ömrü boyunca o projelerde hiç kullanmadığı şunun gibi &lt;b&gt;tricky&lt;/b&gt; bir şey sorar.
&lt;br&gt;&lt;blockquote class=&quot;code&quot;&gt;&lt;code&gt;&lt;span style=&quot;color: #000000&quot;&gt;
&lt;br&gt;&lt;span style=&quot;color: #0000BB&quot;&gt;&amp;lt;?php&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color: #007700&quot;&gt;function&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color: #0000BB&quot;&gt;world&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color: #007700&quot;&gt;()&amp;nbsp;{&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;echo&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color: #DD0000&quot;&gt;&quot;world&quot;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color: #007700&quot;&gt;;&lt;br /&gt;}&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;echo&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color: #DD0000&quot;&gt;&quot;hello&quot;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color: #007700&quot;&gt;.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color: #0000BB&quot;&gt;world&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color: #007700&quot;&gt;();&lt;br /&gt;echo&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color: #DD0000&quot;&gt;&quot;&amp;lt;br/&amp;gt;&quot;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color: #007700&quot;&gt;;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;br /&gt;echo&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color: #DD0000&quot;&gt;&quot;hello&quot;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color: #007700&quot;&gt;,&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color: #0000BB&quot;&gt;world&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color: #007700&quot;&gt;();&lt;br /&gt;echo&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color: #DD0000&quot;&gt;&quot;&amp;lt;br/&amp;gt;&quot;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;color: #007700&quot;&gt;;&lt;/span&gt;
&lt;br&gt;&lt;/span&gt;
&lt;br&gt;&lt;/code&gt;&lt;/blockquote&gt;
&lt;br&gt;Yukarıdaki kodun çıktısının ne olduğunu bilmeniz beklenir. Bunun için nokta ile virgülün işlenme farkını bilmenizi istemektedir. Bunu uzun süre PHP ile uğraşan insanlar bile bilmeyebilir, zira hayatlarında virgül ile concatinate yapmamıştır. Yapma gereği duymamıştır. Hatta zaten orada virgül ile yapılan concatination'ın &amp;quot;kodun okunabilirliğini azalttığını&amp;quot; savunur.
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;Veya, MySQL'de tablo oluştururken, field'a verdiğimiz &lt;b&gt;int(11)&lt;/b&gt;'deki &amp;quot;11&amp;quot;'in ne olduğunu çoğu programcı bilmez. Zalim teknik sorumlu, bu soruyu sorarak karşısındakini ezmeye çalışır.
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;&lt;big&gt;&lt;b&gt;Fibnonacci sormayın!&lt;/b&gt;&lt;/big&gt;
&lt;br&gt;Hiçbir zaman &amp;quot;tail call optimization&amp;quot;a gerek duyulmayacak bir iş olsa bile, projenin hiçbir yerinde recursive bir şeyler yazmaya gerek olmayacak olsa bile, hatta ve hatta sadece MySQL'den CRUD işlemleri yapan bir web projesi olsa bile görüşmelerin çoğunda &amp;quot;Fibonacci&amp;quot;yi veya &amp;quot;Mükemmel sayılar&amp;quot;ı implemente etmenizi isterler.
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;Eğer karşınızdakinin, daha önce web tecrübesi yoksa, üniversiteden yeni mezun bir mühendisse, o konulara ne kadar hakim olduğunu öğrenmek için iyi bir yöntem olabilir. Ancak karşınızdaki bir kaç yıl tecrübeli biri ise, ona Fibonacci sormayın. Sorsanız bile bunu bir &lt;b&gt;&amp;quot;işe alım kriteri&amp;quot;&lt;/b&gt; olarak sormayın. Çünkü o kişi fibonacci'yi implemente etmese bile &lt;b&gt;sizin işinizi görecek&lt;/b&gt; programlama bilgisine sahip olabilir. O yüzden Fibonacci, &amp;quot;mükemmel sayılar&amp;quot;, &amp;quot;hanio tower&amp;quot; gibi problemleri insanlara sorarken, işe alacağınız elemandan beklediğinizin gerçekten bu olup olmadığını bir daha düşünün.
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;Bitwise seviyesinde optimizasyona ihtiyaç duymayacaksanız, &lt;i&gt;&amp;quot;$a ve $b değişkenin değerini, ek hafıza kullanmadan değiştirin&amp;quot;&lt;/i&gt; gibi sorular da sormayın.
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;Eleman sizin işinizi görecek programlama bilgisine sahipse, üstüne fibonacci, hanoi tower, bitwise, big o falan sorun. Ama bunları bilememesi onun &amp;quot;eksisi&amp;quot; olmasın, bilmesi onun &amp;quot;artısı&amp;quot; olsun. Ve bu artıyı onun maaşına bir şekilde yansıtın.
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;&lt;big&gt;&lt;b&gt;Gerçek dünya örneği sorun!&lt;/b&gt;&lt;/big&gt;
&lt;br&gt;Fibonacci'yi mükemmel implemete eden (muhtemelen görüşmeye gelmeden önce google'da aratıp ezberlemiş) birisi, gerçek dünyada karşılaştığınız problemler karşısında apışıp kalabilir. İnsanlara  &lt;i&gt;&amp;quot;otur fibonacci yaz&amp;quot;&lt;/i&gt; demek yerine &lt;i&gt;&amp;quot;otur, facebook login'li kullanıcı giriş sistemi yaz&amp;quot;&lt;/i&gt;, &lt;i&gt;&amp;quot;otur alışveriş sepeti yaz&amp;quot;&lt;/i&gt; deyin. &amp;quot;MySQL'deki int(11) nedir?&amp;quot; yerine &amp;quot;Left outer join&amp;quot; nedir diye sorun.
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;Ben, işe alım yapan teknik tarafta görev aldığım çoğu iş yerinde, yöneticilerin kafasını bir şekilde bu yola çektim. İşe başvuranlara, gerçek dünya örneği veriyorduk. İsterlerse bu senaryoyu evde çözmelerini istiyorduk. Genelde zaman sınırı koymuyorduk. &amp;quot;Fibonnacci bilen&amp;quot; vs. &amp;quot;Ödeme sepetini çok güzel kodlamış birisi&amp;quot; arasında genelde tercih yapmakta zorlanmıyorduk.
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;&lt;big&gt;&lt;b&gt;Brain Teasers sormayın!&lt;/b&gt;&lt;/big&gt;
&lt;br&gt;&lt;i&gt;&amp;quot;A woman shoots her husband. Then she holds him under water for over 5
&lt;br&gt;minutes. Finally, she hangs him. But 5 minutes later they both go out
&lt;br&gt;together and enjoy a wonderful dinner together. How can this be?&amp;quot;&lt;/i&gt; 
&lt;br&gt;gibi bir soru sorup, insanların oradaki &amp;quot;shoots&amp;quot;un aslında &amp;quot;fotoğraf çekmek&amp;quot; anlamına da gelmesiyle oluşan &amp;quot;sempatik kafa karışıklığı&amp;quot; sorularıyla insanların zekasını ölçmeye çalışmayın. Özellikle bu tip İngilizce bir metni, bir Türke sorup onun zeka seviyesini ölçmeye hiç çalışmayın.
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;&lt;big&gt;&lt;b&gt;Projeleri ve kodlarını inceleyin&lt;/b&gt;&lt;/big&gt;
&lt;br&gt;İşe alım yaparken, insanlardan daha önce yaptığı projeleri ve mümkünse o projelerin kaynak kodlarını isteyin. CV'sinde github'ı, sourceforge'u olan, burada bir sürü projesi olan, açık kaynak yazılımlara yama göndermiş yazılımcılar zaten en sevdiğimiz yazılımcılar (en azından bizim kafadalar). Onların kodlarını inceleyip, eğer yine de eksik bir şey görürseniz, onlara &amp;quot;gerçek dünya örneği&amp;quot; gönderin. 
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;Kod gösteremeyen, proje gösteremeyen &lt;b&gt;&amp;quot;senior developer&amp;quot;&lt;/b&gt;lardan uzak durun. &lt;i&gt;&amp;quot;Yeaa ama ben hep gizli veya intranet projelerinde çalıştım&amp;quot;&lt;/i&gt; bir nebze olsun kabul edilebilir bir sebep olabilir ancak onlar muhtemelen &lt;a href=&quot;http://ibrahimgunduz.net/goygoy-yonelimli-programlama-ggop/&quot; target=&quot;_blank&quot;&gt;GoyGoy Oriented Programlama&lt;/a&gt; ile &amp;quot;Senior developer&amp;quot; olmuştur. Buna dikkat edin.
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;&lt;big&gt;&lt;b&gt;&amp;quot;Yazan&amp;quot; insanlarla çalışın!&lt;/b&gt;&lt;/big&gt;
&lt;br&gt;Blog yazan, tweet yazan, sözlükte yazan, makale yazan insanlarla çalışın. İyi yazan insanlar genelde kendilerini daha iyi ifade eden insanlardır. Kendini daha iyi ifade eden insan, genelde daha iyi, daha anlaşılır, daha &amp;quot;ifade edilebilir&amp;quot; kodlar yazar. Bu yüzden, bir şekilde &amp;quot;yazan&amp;quot; insanları tercih etmeye çalışın.
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;&lt;big&gt;&lt;b&gt;Bu işi seven insanlarla çalışın!&lt;/b&gt;&lt;/big&gt;
&lt;br&gt;Yazılımcılık genelde &lt;b&gt;&amp;quot;sevda&amp;quot;&lt;/b&gt; işi, yoksa zaten bu iş akıl kârı bir iş değil. Bir yandan da kimine göre &amp;quot;rahat&amp;quot; bir iş. &lt;i&gt;&amp;quot;Sabahtan akşama kadar bilgisayar başında oturarak para kazanıyoruz&amp;quot;&lt;/i&gt; sonuçta. Sadece bu rahat(!!!) ve bir nebze iyi maaş(!!!) yüzünden bu mesleği seçmiş bir çok insan var. Onların gerçekten sizinle aynı yolda yürüyebilecek insanlar olduğunu düşünüyorsanız devam edin. Ben şahsen &amp;quot;bu işi seven&amp;quot; insanlarla çalışmayı tercih ederim.
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;&amp;quot;Peki bu işi seven insanı nasıl tanıyacağız? &amp;quot;
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;Bu işi seven insan, dışarıda gezmek tozmak varken arada oturur proje geliştirir, github'a koyar. Açık kaynaklı projelere destekte bulunur, çeviri yapar, gider etkinliklerde sunumlar yapar. Zaten onları, eğer sektörü bir şekilde takip ediyorsanız, görmeniz çok zor olmayacaktır.
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;Şimdilik aklıma gelenler bunlar. Aslında bu yazı, biraz büyüyebilir ve elaman alabilirsek &lt;a href=&quot;http://sonsuzdongu.com/blog/&quot; target=&quot;_blank&quot;&gt;Sonsuzdöngü Blog&lt;/a&gt;'un bir yazısı olacaktı ama şimdilik bununla idare edin ;)
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;Edit: '&amp;quot;Yazan&amp;quot; insanlarla çalışın'ı ekledim</description>
<link>http://yuxel.net/?module=news&amp;action=show_id&amp;id=505</link>
<pubDate>Sun, 04 Nov 2012 15:24:37 +0000</pubDate>
</item>

<item>
<title>Aslana sormuşlar, &quot;neden ensen kalın&quot; diye...</title>
<description>&lt;img style=&quot;float:left&quot; src=&quot;http://files.myopera.com/YuXeL/sd/logo-150.png&quot; alt=&quot;resim bulunamadi&quot; title=&quot;http://files.myopera.com/YuXeL/sd/logo-150.png&quot;&gt;&amp;quot;Kendi işimi kendim kurarım da ondan&amp;quot; demiş. Yıllarca sektördeki firmalara attık tuttuk &lt;i&gt;&amp;quot;lan böyle iş mi yapılır&amp;quot;, &amp;quot;yuh bu da yapılmaz&amp;quot;, &amp;quot;insan insana bunu yapar mı?&amp;quot;&lt;/i&gt; dedik. &lt;i&gt;&amp;quot;Olm ben kendi şirketimi kursam var yaaa...&amp;quot;&lt;/i&gt;'lı cümlelerle döndürdük &amp;quot;&lt;b&gt;feyizli sohbetlerimizi&lt;/b&gt;&amp;quot;. Günün oldu, devran döndü ve artık kendi şirketimi kurmaya karar verdim.&lt;!--split--&gt;
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;Yıllardır hayalim olan &lt;a href=&quot;http://sonsuzdongu.com&quot; target=&quot;_blank&quot;&gt;Sonsuzdöngü Halı Kilim Yıkama, Turizm, Yazılım Bilişim Adi Komandit LTD. ŞTİ&lt;/a&gt;'nin ilk adımlarını kıymetli dostum Mustafa İleri ile atmaya başladık. Gittik Kozyatağı'nda ofis tuttuk, şirket kurulumu için başvurumu yaptık.
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;Geyiği bir kenara bırakırsak, henüz tam hatlarına oturtmasak da, Sonsuzdöngü olarak, sektörde yıllardır edindiğimiz, e-ticaret ağırlıklı, ölçeklenebilir, PHP tabanlı web uygulamaları geliştiren, front-end tarafında harikalar yaratan,  bunun yanında Test üzerine danışmanlık ve eğitim faaliyetlerine giren, &amp;quot;&lt;b&gt;düzgün işler&lt;/b&gt; yapan &amp;quot;eğlenceli bir ekip&amp;quot; olmak istiyoruz. Çünkü biliyoruz ki &lt;a href=&quot;http://www.youtube.com/watch?v=3drPYS_dlTg&quot; target=&quot;_blank&quot;&gt;&amp;quot;beraber eğlenemeyen insanlar, beraber bir gelecek kuramaz.&amp;quot;&lt;/a&gt;.
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;Bunu yaparken, 
&lt;br&gt;* Her adımı yakında açacağımız blog'umuzda yazacağız. Belki de &amp;quot;Bir yazılım şirketi nasıl batırılır&amp;quot; için döküman yazmış olacağız.
&lt;br&gt;*Kanımızın son damlasına kadar bu işi &amp;quot;&lt;b&gt;kitabına uygun&lt;/b&gt;&amp;quot; yapmaya çalışacağız. 
&lt;br&gt;* Çalışanlarımıza en az müşterilerimiz kadar değer vereceğiz. 
&lt;br&gt;* Açık kaynak dünyasından beslenirken, çoğu şirketin aksine açık kaynak projelerimizle github hesabımızdan destek verirken, çevirilere elimizden geldiğince yardımcı olacağız, dökümanlar yazacağız, etkinliklerde sunum yapacağız ve hatta etkinliklere gücümüz yettiğince sponsor olacağız.
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;Daha henüz şirketi resmi olarak kurmadan bile &lt;a href=&quot;http://www.ozgurwebgunleri.org.tr/2012/&quot; target=&quot;_blank&quot;&gt;3. Özgür Web Teknolojileri Günleri&lt;/a&gt;'ne ekipten 3 arkadaş ile sunum yaparken, stand sponsoru olarak da yerimizi almış olacağız.
&lt;br&gt;
&lt;br&gt;6 ay sonra, buralarada &amp;quot;denedik ama başaramadık&amp;quot;lı veya &amp;quot;denedik, düzgün yaptık, düzgün yapınca oluyormuş&amp;quot;lu bir blog yazısı ile daha görüşmek üzere :)</description>
<link>http://yuxel.net/?module=news&amp;action=show_id&amp;id=504</link>
<pubDate>Tue, 02 Oct 2012 14:39:15 +0000</pubDate>
</item>



</channel>

</rss>